|
DEMRE
Myra
(Demre) her zaman Likya'nın en önemli
şehirlerinden birisi olarak bilinir. En erken sikkeler M.Ö. 3. yüzyıl
tarihlenir. Fakat şehrin en azından M.Ö. 5. yüzyıl da kurulduğu tahmin
edilmektedir. Roma egemenliği döneminde Myra gelişmiş ve zenginleşmiş
şehirliler sivil projelere cömertçe para yardımında bulunmuşlardır. Sen Pol
Roma'ya gitmek için Andriake Limanından hareket etmeden evvel M.S. 6. yüzyıl
da şehri ziyaret etmiştir. Bizans döneminde Myra önemli bir idari ve dini
bir merkez olmuştur. Piskoposluk merkezi de olan Myra'da St. Nicholaus IV.
yüzyıl başında Piskopos olarak görev yapmış; halka kendini sevdirmiş, inancı
uğruna çok acılar çekmiştir. Myra o zamandan sonra hep haç yollu yapılan bir
yer olmuştur. Bu bakımdan Demre Hıristiyan Dünyasının her bakımdan ilgisini
çekmiştir. Her yıl 6 Aralık'ta Noel Baba etkinliklerini yapmak geleneksel
hale gelmiştir. Myra gibi önemli bir şehirden kalabileceği beklenen
kalıntıların bir çoğunu bugün Demre'de göremiyoruz. Likya'nın en büyük
tiyatrosundan kalanlar bugün ayaktadır ve bu aynı zamanda Likya'nın en iyi
korunmuş tiyatrosudur. 29 oturma sırası ve 9-10 bin seyirci kapasiteli
tiyatro tepeye yaslanmıştır. Bugün bile bazen festival ve oyunlar için
kullanılmaktadır.
Myra metropoli muhtelif tip Likya mezarlarını önemli
örneklerini ihtiva etmektedir. Tiyatro doğu ve batı metropoli diye ikiye
ayrılmış ve Myra'nın arkasında yükselen kayalık, tepede kurulmuştur. Kayalar
oyularak mezarlar kabartma ve yazılarla süslenmiştir. Başka önemli bir
kalıntı St. Nicholaus kilisesidir. Kilise bugün 7 m. toprak seviyesinin
altındadır. St. Nicholaus kemikleri kilise içindeki mermer bir mezarda
bulunuyordu. Fakat bazı kemikler İtalyanlar tarafından çalınmış ve Bari'ye
kaçırılmıştır. Bir Rus Prensi 1862 yılında Kiliseyi restore ettirmiş olup,
St. Nicholaus Rusya'da çok kutsal sayılmaktadır. Ruslar bir kilise çanı
ilave ederek kubbeyi bir ilaç tonozu ile değiştirmişlerdir. Bazı kemikleri
bugün Antalya Müzesi'nde teşhir edilmektedir. St.Nicholaus çocukları,
gemicilerin ve ağır işlerde çalışan işçilerin koruyucu azizidir. Bilindiği
üzere de bütün Dünya çocuklarının Noel Babasıdır.
İlk defa 1904 yılında Eynihal adıyla köy statüsüne kavuşan
Demre; 6 Haziran 1968 yılında 4 köyün birleşmesiyle Belediyelik; 4 Temmuz
1987 günü Kale adıyla ilçe olmuştur. İlçe 2005 yılında Demre adını almıştır.
Coğrafyası
Demre, Antalya körfezinin batısında Teke
Yarımadası'nın güneyinde yer alan bir ilçe olup, doğusunda Finike İlçesi,
batısında Kaş İlçesi, güneyinde ise Akdeniz ile sınırdır.
Üç tarafı dağlarla çevrili bulunan ilçenin kurulduğu arazi
Demre Çayının getirmiş olduğu verimli alivyonlu topraklardan meydana
gelmiştir. Akdeniz ikliminin tipik karakteristik özelliklerinin görüldüğü
Demre İlçesinde yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağmurlu geçer.
İlçenin toplam olarak yüz ölçümü 47.322 hektar olup, tarım
arazisi 5.350 hektar, çayır mera 50 hektar, orman arazisi 31.922 hektar, su
yüzeyi 300 hektar, tarım dışı arazi ise 9.600 hektardır.
Ekonomik Yapısı
İlçenin ana gelir kaynağı doğal
güzelliklerinden dolayı turizmdir fakat bunun yerine sebzecilik ve tarım
daha ön plandadır.Turizm dışında 1960'lı yıllarda başlayan örtü altı
sebzecilik ve daha öncesine dayanan narenciye üretimi ilçenin temel geçim
kaynaklarıdır. Ekonomik hayat bu iki büyük tarım sektörüne dayanmıştır.
Küçük çaplı yerel ihtiyaçlara cevap verecek tarzda atölyeler de tekne
imalatı yapılmaktadır.
Nüfus Yapısı
2000 tarihinde yapılan Genel Nüfus Sayımı
verilerine göre merkezde 13.900, Beymelek Beldesinde 3.662 ve Köylerde 4.608
kişi olmak üzere toplam nüfusu 22.170 dir.
Turizm
İlçe tarihi geçmişi ve coğrafi konumu itibari
ile turizm beldesidir. İlçede tarihten kalan Noel Baba Kilisesi, Myra Antik
Kenti ve Tiyatrosu, Andreake Antik Kenti, Kaya Mezarları, Simena Antik Kenti
turizm için cazibe oluşturmaktadır. Kekova adaları, Batık Kent'in tertemiz
denizi ve iklimi ile de beldemiz coğrafi yönden de turizm açısından şanslı
bir yerleşim yeridir, ilçenin bütün bu özelliklerine rağmen turizmden
yeterli derecede faydalandığı söylenemez. Bunun sebebi ulaşımın zorluğu,
konaklama tesislerinin azlığı, bu yüzden hizmet sektörünün gelişmemesidir.
|